Gözlerimizdeki Işık Okumanın Aydınlığıyla Çoğalır Mı?

“Cemil Meriç artık eski Cemil Meriç değildir. Öfkeli, gururu kırık, ürkek… Tabiri caizse gözleri o mağrur alnından parmaklarının ucuna inmişti. Geceleri sessizce kütüphanesine gider, kitaplardan birini çeker, parmaklarıyla okşar ve başını sayfalara gömerek, hüngür hüngür ağlardı…”

Devam

Başlığı Kendisi Olan Yazı

“Bak arkadaş, bizim esaretimiz kendimize. Kalbimizdeki ve aklımızdaki prangaları kırmanın tek yolu var: Kendimize özgürleşmek. Bu nasıl olacak der gibi bakıyorsun ya bana, ben de çok baktım sendeki bu bakışlarla kendime. Rüzgâr bizim duygularımız, kuru çalılar ise nefsimiz; kurumuş haysiyetimiz. İçimizi yeşertmenin tek yolu birbirimizi sevmemiz. Seversek inandıklarımıza saldırmayız.”

Devam

Yanık Kağıt Kokusu

Bir sabah genzimi yakan keskin bir yanık kâğıt kokusuyla uyandım. Bu kokunun; annemin tandırı tutuşturmak için kullandığı eski gazetelerden yayıldığını anlamam uzun sürmedi. Annemin yaptığı nefis gözlemelerle karnımı doyurduktan sonra köyün kuzeydoğusunda bulunan top sahasına doğru yürümeye başladım. Neden sonra gece gördüğüm o garip rüyayı anımsadım…

Devam